beyond.

nothing gold can stay.
Posts I Like
Who I Follow
10 plays [Flash 9 is required to listen to audio.]
Noisettes,
Wild Young Hearts

kirpiklerin mi kisalmis?

aklim gittiginde sana gidiyor. 
bir seyler ters gidecek diye aklim gidiyor.
aklimi yerinde tutacak sebeplerin hepsi, gidiyor.
oralari bosver artik tamam, en guzel burasi dememis miydik?

cunku her seyin onune geciliyor da, ruyalarin onune gecilmiyor.

en azindan artik, zamanla bitmeyecegini biliyorum.

/remember what i lost like hot coals in my hand from days gone by./

Beni ne de çok sevmediğin gösteriliyormuş büyülü göz çukurlarının sinema salonlarında. Ben de tam seni öldürmeyi düşünüyordum ki sen önce davrandın. Kalbim ne keriz.
Selen Papur.
Ever since puberty, ever since I was 11 or 12, I’ve had cyclical depression. That’s something that has been a defining feature of my life as an adult. It’s manageable. But it’s real. And it doesn’t take away from my joy or my work or my energy, but coping with depression is something that is part of the everyday way that I live and have lived for as long as I can remember. … Depression for me, you can’t distract your way out of it. … When you are depressed, it’s like the rest of the world is the mother ship, and you’re out there on a little pod and your line gets cut and you don’t connect with anything. You sort of disappear.
Rachel Maddow (via funeral)

(via whereismymoralparallel)

Akıyor hayat, akıyorsun, kıyıda köşede birikip birikip taşmanın sonu yok. Yol bul kendine.
ugurcan orcun.
Bana hatırlattığın mutluluk hissini de alıp gidiyor oluşuna güceniyorum son günlerde. Kendime üzülecek bir şeyler bulmak konusunda bu ülkede bir numaraydım belki.
selen papur.
  • jejune: su an asktan, askla ilgili her seyden, iliskiden, iliskiyle ilgili her seyden, mesafeden, mesafeyle ilgili her seyden, kizlardan, erkeklerden, duygulardan, duygusuzluktan, sicaktan, soguktan, tek basina uyumaktan, yaninda biriyle uyumaktan, ayrilmaktan, barismaktan, yeni birinden, eskilerden, simdikilerden, sonrakilerden - nefret ediyorum. cunku hepsi yoruyor.
  • müge: biz hep yorgunuz. icimizde hep bi savas var cunku. en mutlu aninda bile arkasindan gelecek mutsuzlugun savasi. mutsuzluktan nefret ediyorum ben de. mutsuz olarak adlandirilmaktan, mutsuzlugun acizliginden, kendine saklayamamaktan.
  • jejune: delirmeler yerlerini gogus ortasindaki tarifsiz sikintiya birakirlar ve gecerler.
  • müge: bi sonraki delirmeye kadar
  • jejune: evet bir sonraki delirme de orda kalir. sonraki de. sonra birikince bi kilo tarifsiz sikintin olur. onla yasarsin.
  • jejune: simdiye kadar hic kullerimden dogmak gibi muhtesem seyler yapamadim. hep oluyorum. hic dogamiyorum.
  • müge: biz zaten ölüyoruz. küllerimizde sürünüyoruz bi müddet. sonra yine ölüyoruz.
oha pınar sen hep anlamış taklidi mi yapıyosun insanlarla konuşurken? bence sen zeki arkadaşları olan ve evde çalışıp nasıl konuşulcağını ezberleyip diyalogları sürdürebilen bi insan olabilirsin. bir ihtimal.
durucan keceli.
never.

never.

(via lapunk)

4 plays [Flash 9 is required to listen to audio.]

i still don’t think it was wrong. i just don’t know what to say. it’s been a hell of year.

2 plays [Flash 9 is required to listen to audio.]
Alan Rickman

and it’s funny, you don’t remind me of myself exactly. but you remind me of a certain time. i remember what i used to think love was then; i thought it was like fireworks, the explosions, the highlights, but it is not.

it’s time, to go through the seasons together, through change, through the ups and downs, to be able to look at your beloved in the eye and say, “we did that together as one, we chose each other above all others.”

that’s love. that’s unexplainable. it’s a secret that can only be known once, you’ve done the time.

-

insanin dusundukleri ne cabuk degisiyor. 

5 plays [Flash 9 is required to listen to audio.]
Katatonia,
The Longest Year

yazin evin icinde donup dolasip kendimi yine pencerede bulmak, belime kadar disari cikip sokagin sonunu gormeye calismak, nerde kaldin diye icimden kizmak en cok ozledigim. yazlari bazi cikolatalar satilmiyor. ama aslinda bunun hic bi onemi yok. cunku kislari arayanin sen olmadigini gormemek icin bilinmeyen numaralara cevap vermiyorum. cunku benim dogum gunum yazin ve hava sogukken dilek dilemenin anlami olmadigini ogrendim.

endise edilecek bir durum yok. cunku hatirlamiyorum. gerceginin nasil oldugunu hatirlamadikca, sahtesine devam edebiliyorum.

huzunlu sarkilar, kotu seyler, ezici yazilar, can yakan olaylar karsisinda dagilmiyorum artik. bu aralar cok guzel asklar, mutlu insanlar, goz alici manzaralar, huzurlu dagla sesleri karsisinda gucsuzum. cunku unuttum. cunku artik nasil ‘iyi’ olundugunu bilmiyorum. geri donemedigim gibi ileri de gidemiyorum. nasil yazi yazildigini bile hatirlayamadigimdan, beceremedigimden, birakiyorum.

hold to the time that i know. i don’t have to move on to let go.

‎2011 YENGEÇ burcuna neler öğretti: Anlık öfkesi uğruna, pire için yıllarını, emeğini boşuna yaktığını, her yüzüne güleni tepesine çıkarmaması gerektiğini, para biriktirmeyi, köşe kapamaca ilişkilerden uzak durması gerektiğini öğrendi..

demissin AMA ben bunlarin hicbirinden ders cikarmadim galiba lan. hepsi bosa gecmis, butun bunlar bosa olmus iyi mi. DAMN. yedigim boklarla kaldim oyle. super.

“Cancers don’t trust others, the universe, or themselves.”

-Joanna Martine Woolfolk

uzgunum ama bu isler boyle.

(via zodiacchic)

She was flawless in her sadness.
A perfect melancholy beauty that could only be understood by the already broken man. She was fascinating and devastating and all things that didn’t make sense. But she was perfect. She saw the world upside down. She preferred the rain to the sun and she thought everything was a little more wonderful colored in blue. She loved to be sad. When she cried it was as if all of the pretty things in the world were dying.

But how tragic and lovely things become once they have been touched by sorrow.

January 26th, 2011

unknown